ŞİDDETİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Dünya
Sağlık Örgütü, şiddeti; “Kendisine,
başkasına, bir gruba veya topluma karşı kasti olarak fiziksel baskı veya güç
kullanmak, tehdit etmek veya fiiliyata geçirmek, yaralama, ölüm, psikolojik
zarar, gelişim bozukluğu veya mahrum bırakmaya neden olmak veya bu durumların
gerçekleşme ihtimalini artırmaktır’’ diye tanımlar.
Türk toplumunda şiddet, genellikle fiziki
olarak algılanır ve diğer şiddet türleri göz ardı edilir. Toplumumuzda şiddete
maruz kalan birçok kişi sesini en etkili mecralardan biri olan sosyal medya
üzerinden duyurmaya çalışır. Şiddet türü itibariyle fiziksel ve psikolojik
olarak ayrılırken, şiddeti uygulayan ve ona maruz kalanları da şöyle
sıralayabiliriz; güçlünün zayıfa, insanın hayvana, erkeğin kadına ve kadının
kadına şiddeti.
Şiddete en çok maruz kalan kadınların her zaman
yanında olduğumuz gibi seslerini duyurmalarında da elimizden geleni yapıyoruz.
Yapmalıyız da. Ama göz ardı ettiğimiz bir şiddet husus var ki bana soracak
olursanız en çok gündeme getirilmesi ve çözülmesi gereken meseledir. İşte bu
yazımızda kadının kadına olan şiddetinden bahsedeceğiz.
“Kadın, kadının kurdudur’’ diye bir kelam var. Buna karşılıklı
giriştikleri amansız rekabette birbirlerine destek olmaları gerekirken köstek
olmalarını anlatan bir söz diyebiliriz. Bu hayat yarışında birbirlerine dost ve
destekçi olmak yerine neden birbirinin düşmanı olmayı seçiyor kadınlar? Araştırmalarımın
sonucuna bir göz atalım, kadın kadına nasıl ve neden şiddet uyguluyormuş
görelim.
Kadın-erkek, zengin-fakir, büyük-küçük herkeste
benlik duygusu vardır. Ve maalesef bu benlik duygusu bazen öyle bir raddeye
gelir ki, kişi kendi yaşam standardından, statüsünden ve düşünce tarzından
farklı olanı hor görmeye başlar. Bir kadın, başka bir kadına karşı bu benlik
duygusuyla hareket ederse cüretkâr tavırlar sergiler ve muhatabına psikolojik
şiddet uygular. İş yerinde statü atlamak için şiddet uygulayan kadın, sosyal
medyada da çok farklı sebeplerle şiddet uygulayabilir. Bazıları kendisinden
farklı düşündüğü için, bazıları karşısındakini çirkin bulduğu için aşağılama
amaçlı, bazıları da güzel bulduğu için kıskançlıktan yapar bunu.
Toplumumuzda belki de en çok duyduğumuz
kavgalardan biri olan -istisna kişiler hariç- gelin kaynana kavgasına değinelim
biraz da. Bunun da en az fiziksel şiddet kadar yaralayıcı olduğunu söylemek
mümkün. Peki, neden çıkar bu kavgalar? Bir zamanlar kendisi de gelin olan bir
kaynana, neden gelinine zorluk çıkarmaya çalışır ya da belli bir müddet sonra
kaynana olacak olan gelin, neden kaynanasına eziyet çektirmek ister? Güç,
iktidar ve otorite çatışmasından ortaya çıkan durumlarda kaynana baskın olmak
isterken, gelin ise kaynanasına karşı hür olmayı arzular. Ve bu da zamanla
güçlü olanın zayıf olana psikolojik şiddet uygulamasına sebep olur.
Bir başka kadının kadına şiddet şekli de, açık
kadınların kapalı kadınlara, kapalı kadınların da açık kadınlara uyguladığı
zorbalıktır. Kendi hayat felsefesini ve ideolojisini tek doğru olarak kabul
etmelerinden kaynaklanan bu şiddet şekli, karşımıza oldukça fazla çıkmaktadır. Kapalı
giyinen kadının, doğru bir yaşam sürdüğünü düşünmesi, açık giyinen kadının ise
kendisini daha çağdaş ve entelektüel olarak görmesinden dolayı bu kadınlar birbirlerini
ideolojik baskı altında bırakırlar. Ortaya çıkan benlik duygusu burada da ön
plana çıkarak hem fiziki hem de psikolojik şiddete sebep olur.
Evli kadının bekâr kadına, bekâr kadının da evli
kadına olan baskısı da diğer bir şiddet şeklidir. Evli kadınların kendi
evliliklerini bekâr kadınlara bir başarı hikâyesiymiş gibi gösterip bekârları
evlenme konusunda baskı altında bırakmaları, bekâr kadınların ise evlenmeme
konusunu bir özgürlük savaşıymış gibi anlatarak evli kadınları psikolojik
pişmanlık baskısına itmeleri şiddet adı altında nitelendirilebilir.
Gelinlerin birbiriyle olan yarışından tutun da gelin-görümce
çatışmasına, güzellik yarışına girenlerden tutun da akademik kariyer yarışında
birbirine acımasızca psikolojik şiddet uygulayanlara kadar bu ülkede kadına
yönelik birçok psikolojik şiddet vardır. Erkeğin kadına olan şiddetine ne kadar
karşıysak kadının kadına olan şiddetine de o denli karşıyız.
Toplumumuzda erkeğin kadına uyguladığı fiziksel
ve psikolojik –dayak, taciz, tecavüz, aşağılama, kötüleme, kısıtlama- şiddet ve
kadının erkeğe -maddi sebeplerden, statüsünden, görüntüsünden dolayı-
uyguladığı psikolojik şiddeti de başka bir yazımızda gündeme getireceğim.
Keyifli okumalar dilerim.
Bayram











