FARKLIYI SEVİNCE GÜZELİZ
Bizleri en çok parçalayarak, birbirimize kırdırıp, insanın
seçme tercihinde bulunamadığı özelliklerinden dolayı dışlandığı o malzeme.
Küçük çocukların, masum insanların zarar görmesini normalleştiren ve kaos
ortamından ortaya çıkan gerilimden faydalanan, insan dışı olan ama sadece
insanların sahip olduğu o malzeme. Dünyayı yaşanılmayacak hale getirip,
insanların en çok zarar gördüğü görüştür ırkçılık. Bir insanın en çok
utanılması gereken bir görüş olup, çoğu zaman sadece ırkların kendi üstünlüğünü
kabul ettirme çabası olarak düşünürüz. Peki gerçekten sadece ırkların
mücadelesi midir ırkçılık?
Belki de edebiyat yapılamayacak tek konudur. Farklı olanı
güzel veya çirkin gözetmeksizin dışlayıp, dışlarken de farklılaştırmaktır. Bir
çoğumuzun dilinde pelesenk olan ‘ ayaklarımın
altındadır, ırkçılık’ sözünü gerçekten hayatımızda uyguluyor muyuz? Doğuda
yaşayan kişilerin batıda yaşayanları, batıda yaşayan kişilerin doğuda
yaşayanları hor görmesi de bir ırkçılık olabilir mi mesela? Ya da güzel olanın
kendini daha az güzel olandan, zengin olanın kendini fakir olandan üstün görüp
her hareketi kendinde hak görmesi olabilir mi? Neden farklılıkların normal ve
olması gereken bir durum olduğunu kabul etmiyoruz? Yalnızca kendi aynamızda
gördüklerimiz doğru değildir. Bizim aynamız dışında milyonlarca ayna ve o
aynada gözüken milyonlarca doğru var. Bunlar bizim için doğru olmasa da, o
aynaya bakıp görenler için yaşanılması ve inanılması gereken doğrulardır.
Benim doğrularım, insanları sevip insanla sevinmek olabilir.
Ben hümanist olmayı kabul ederken, başkaları insanı doğa katili olarak kabul
edebilir. Bu tamamen kendi hür iradesiyle ve baktığı aynada gördüklerindendir. Kimseyi
bunun için ne yargılayabiliriz ne de yadırgayabiliriz. Kimseye kendi
doğrularımızı ispatlamak veya başkasının kabul ettiği doğruları çürütmek
zorunda değiliz. Böyle bir girişimde bulunduğumuz an önemsiz ve küçücük konuma
düşeriz insanlık tarihinde.
Cümleyi tamamlayan harflerden birinin eksik olmasıyla orta
çıkan cümle ve anlam bozukluğu gibi, hayatımızda eksik kalan veya dışlanan her
farklılık da böyledir. Ve bunlar da bizim hayat sevinci ve zenginliğimizdir. Bu
zenginliğimizin farkında olup, sevmek ümidiyle.
Bayram

