SAHİP OLDUKLARIMIZ NE KADAR YETERLİ?
Belki de dünyanın en zor ama sahip olunca en güzel
duygusu olan yetinme duygusuna, bir pencere açmak istedim. Bu yazıya başlamadan
önce kendime iyice sordum ‘ben yetinme
duygusuna sahip miyim?’ diye. Hepimizin kendine sorduğu, anlatmaktan
kaçındığı ama yalnız kalınca vicdan muhasebesi yaptığı anlarda kendine
defalarca sorduğu soru ‘ben elimdekilerle
yetiniyor muyum?’ Gerçekten
elimizdekilerle yetiniyor muyuz yoksa hep daha fazlasını isteyerek, kendimizi,
ihtiyacımız olmadığı halde tüketim ve alışveriş çılgınlığı sistemine mi
kaptırdık.
İstediklerimize sahip olduğumuz halde neden mutlu
olamıyoruz? Çünkü neye, ne kadar sahip olursak olalım biz elimizdekilerle
yetinmeyi bilmiyoruz. Elimizdekilere tamah ettiğimiz zaman kendimizi mutlu
hissederiz. Ayrıca bu, bir çok konudaki beklentilerimizi imkanlar seviyesinde
tutmamızı sağlar. İmkanlar dahilinde olan beklentilerimiz ise bize geçilmesi
daha kolay, daha basit ve daha rahat olan bir zihinsel eşik oluşturma konusunda
yardımcı olur. Böylece bizler kendisini daha mutlu hisseden ve kendisiyle
barışık yaşamayı bilen insanlar haline geliriz.
Yetinebilme, tüketim çılgını birey olmaktan kurtarır
bizi. Ama yetinme duygusu bizi tembel olmaya götürmemeli. Elimizdekilere tamah
edeceğiz diye tembel bir insan olup çıkmayalım. Yetinebilme, bizim mutlu ama
standartları bize uygun bir hayat yaşamamızı sağlar. Unutmamalıyız ki olgun
insan, sahip oluklarını sevip, elindekini fark eden ve daha iyisine sahip olmak
için çabalayandır. Ne istediğimizi bilerek onun için çaba göstermeliyiz. Hayata
boyun bükmeden elimizden geleni yapıp, sahip olduklarımızla mutlu olarak, daha
iyisine sahip olmak için çabalamamız lazım.
Yetinme duygusu tek başına olursa bizi tembelliğe, azim
ile beraber olursa bizi başarıya götürür. Aynı şekilde, azim duygusu da tek
başına olursa bizi hırsa, yetinme ile beraber olursa başarıya götürür. Yetinme,
yerinde saymak, azim ise hırsa kapılıp açgözlü olmak değildir. Bazen yetinmek
hayatın olumsuz taraflarına direnerek elindekiyle mutlu olmaktır. Daha
fazlasını istememek değildir, elindekini severek daha fazlası için
çabalamaktır. Sadece istemek değil, isteyerek çabalamaktır yetinmek. Daha
iyisine sahip olmak için gayret etmeyi, mücadele etmeyi kabul etmek yetinmediğimiz
anlamına gelmez. Mücadele eden olmayı bilmektir yetinmek.