UNUTMAM LAZIM
Hepimizin ulaşmak istediği bir nokta ve
başarılı olamadığı bir konu vardır. Bazen bir insana verebileceğimiz en büyük
ceza, bazen ise başkaları tarafından bize verilecek en büyük ceza olan unutmak.
Benim de ulaşmak istediğim nokta olan ama bir türlü başaramadığım konular
arasında gelir. Sevmediğim insanlarla veya konularla olan anılarımın zamanla
aşınmasını ve onlara ait detayları silmek isterken kendimi içinde anılarımla
boğuşurken bulduğum o duygu. Unutmak…
Aslında
unutmak bir nevi unutamadığımızın bir kanıtı değil midir? Başa çıkamadığımız
konuları göz ardı ederek, ulaşmak istemeyeceğimiz bir rafa koymak gibidir
aslında. Çoğu zaman fark edemesek de unutmaya çalıştığımız her konu aslında
bizi kendine mahkum eden konulardır. Unutmaya çalıştıkça hatırlar, ve
hatırladıkça da fark etmeden alışırız bu duruma. Unutmak için unutmayı unutmak
lazım. Çünkü bir şeyi gerçekten unutmak, onu unuttuğunu bile unutmaktır.
Aslında
ne kadar da uzun bir yolculuk değil mi unutmak? Günler, aylar, yıllar geçse de
yürüdüğün onca yol bitmek bilmiyor ve ne kadar yürürsen yürü hayat senin bir
şeyleri unutmana izin vermiyor çoğu zaman. Hiç beklemediğin bir anda unutmak
için verdiğin onca çabaya yenik düşebiliyorsun. Bir şarkı, bir isim, bir sokak,
bir şehir ve bazen bir fotoğraf çıkıyor karşına ve unutmana engel oluyor. Sonra
her şey sil baştan tekrar başlıyor, hadi bakalım unut unutabilirsen der gibi…
Unutmak
isteyip de unutulmaz sandığımız her şeyi unutmamız ümidiyle..
Bayram