yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2020 Salı

KENDİMİZ İÇİN YAŞAMAK

 

KENDİMİZ İÇİN YAŞAMAK

 

Hayatımızı sürdürmek için bir çok fedakarlıklarda bulunabiliyoruz ya da bulunmak zorunda kalıyoruz. Peki biz bu fedakarlıklarda bulunurken neleri kaçırıyoruz, ve aklımız kaçırdıklarımızda ne kadar kalıyor, bu işi kendim için mi yapıyorum, bu işi yaparken ne kadar mutluyum, bu iş bana neler kazandırdı ve neler kaybettirdi, kendi isteklerimi daha ne kadar erteleyebilirim diye hiç sorduk mu kendimize acaba?

Mesela bugün kendimize ne kadar zaman ayırabildik, çalıştığımız işte ne kadar mutluyuz, hatta bu yazıyı okurken bile kendimize bir fayda sağlayacak mı? Bu hayat bize bahşedilmiş ve belli süreler içinde öyle ya da böyle yaşayıp bu dünyadan göçeceğimiz bir zaman dilimidir. Ama zamanımızı tüketirken kendimiz için de bir şeyler yapmalıyız. Sevmediğimiz bir işte veya sevmediğimiz herhangi bir hayatı yaşarken otobüsün bir camından dışarı bakarken öbür tarafta kaçırdıklarımız gibi olmamalı, sevdiğimiz hayatı yaşarsak kaçıracaklarımız çok daha az olacaktır çünkü istediğimiz hayatı kendimiz için yaşayacağımız için aklımız başka bir yerde olmayacaktır.

Kendimize her zaman soracağımız sorulardan biri de ben bu işi yaparken veya bu hayatı yaşarken neler kazandım ve neler kaybettim? olacaktır. Hayatımızı istemediğimiz şekilde ve başkaları için harcamak zorunda değiliz. Günün sonunda dönüp baktığımızda kazandıklarımız kaybettiklerimizden fazla olmalı eğer fazla olmuyorsa istediğimiz hayatı yaşamıyor veya başkalarını mutlu etmek için kendi dünyamızdan vazgeçmişiz demektir. Halbuki gün gelecek uğruna fedakarlıklar gösterdiğiniz kişiler dönüp size ‘yapmasaydın’ diyecektir. Unutmayın kimse sizin fedakarlıklarınızı görmeyecektir hiçbir zaman. Öyleyse kendimiz için bir şeyler yapmaya ne dersiniz?

 Peki kendimiz için yaşamayı daha ne kadar erteleyeceğiz? Kim ne derse desin, bu hayat bizim. Bulunduğumuz kabın şeklini almak zorunda değiliz. Başkalarının bizim için şekillendirdiği kaba uymak zorunda değiliz. Kendi kabımızı kendimiz şekillendireceğiz. Tabi tüm bunları yaparken bazı zorluklarla karşılaşacağız. Ama unutmayalım ki karşılaştığımız her bir zorluk daha fazla olgunlaşmak demektir. Her mücadele daha yükseklere tırmanma daha ileriye yönelme; her pes ediş kendi isteklerimize set vurma demektir.

Evet artık kendimiz için yaşamamız gerektiğini biliyoruz. Ama bunu yaparken kendi sorumluluklarımızı da unutmamamız gerekiyor. Çünkü hayat şartları ve sosyal çevre gereği yapmamız ve yerine getirmemiz gereken bazı sorumluluklarımız var, sadece kendi hayatımıza odaklanıp, etrafımızdakileri, sevdiğimiz kişileri ihmal ederek onları üzmeye de hakkımız yok. Orta yolu bulup kendimizi de sevdiklerimizi de ihmal etmeden kendi isteklerimizi yerine getirmeye çalışmalıyız.

Hayatımızda hepimizin öncelikleri farklı olsa da, hepimizin en önemli önceliği olan kendimiz için yaşamayı unutmayalım.

 

Bayram 

ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...