hangimiz güvenmedik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hangimiz güvenmedik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2021 Perşembe

HANGİMİZ GÜVENMEDİK

 


HANGİMİZ GÜVENMEDİK

Müslüm Baba’nın sorduğu “Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi?” sorusuna bir yenisini daha ekleyelim: “Hangimiz güvenmedik sıddıklar gibi?”

Güven… Günlük ilişkilerimizde büyük yer tutarak bizi mantık dairesinden uzaklaştırıp -çoğu zaman- doğru düşünmemizi engeller. Genelde harika olan bu hisse insanlar yüzünden sahip olmaktan bazen çekiniriz. Çünkü güven hissi karşımızdaki kişiye karşı güçlü olmamamızı ve söylediği herhangi bir şeyi doğruluk süzgecinden geçirmeden kabul etmemizi sağlar. İnsanların takındıkları maskelerinin altında sakladıkları gerçek yüzlerinin çirkinliklerini bir menfaat için ortaya çıkarmalarıyla da kendimizi kandırılmış ve ahmak gibi hissederiz. Yine de güven duygusunu yok sayıp bir süreliğine yitiririz ama yok olmasına asla izin vermemeliyiz. Çünkü tecrübeler neticesinde zorlansak da insanlara güvenmek zorundayız. Herkesi aynı kefeye koymak terazimizin hassasiyetine zarar verince inanın en büyük hasarı biz alırız. Çünkü güven duygusunu tamamen yok eden insanlar bir süre sonra hayatı tamamen tehlike alanı olarak görmeye başlayıp paranoyaklaşabiliyor.

Güven ihtiyacının bir diğer yüzünde ise insanların takdirini toplamak yatar. İnsanoğlu her daim kendisini anlatacak bir mikrofon ya da onu istediği şekilde gösterecek bir ayna arar. İşte bu ayna çoğu zaman güven duyduğumuz dostlarımızdır. Mikrofon istediğimizi konuşsun, ayna dilediğimizi göstersin isteriz. Ama dost yeri gelince bize duymayı istemediğimiz şeyler söyler, söylemelidir de. İşte bu istenmeyen şeyler söylendiği zaman bazılarımız kabullenmekte zorlanır. E her duygunun zorlayıcı handikapları vardır. İnsan olmak, olgunlaşmak, denge üzere yaşamak da zaten bunu gerektirir. Eksiklerimiz, yanlışlarımız, doğrularımızla kendimizin farkına varıp yola devam etmeliyiz.

Tabi güven duygusunda vereceğimiz tepkiye dikkat ederek bu yolu yürümemiz gerek. Güven duygusunda da hemen herkese tüm kapıları açmak yanlış bir tavırdır. Duygusal anlamda boşluğu düştüğümüzde veya duygusal bağlarımızı kontrol etmekte zorlandığımız zamanlarda birilerine güvenme konusunda temkinli hareket etmeliyiz. Bu konuda hassasiyet döneminde olan kişiler, hemen her sırrını yeni tanıştığı insanlara dahi verip sonradan büyük pişmanlıklar yaşarlar. İnsanları tanımak ve güvenmek noktasında dikkatli olmalıyız. Mükemmel olmaktan ve hem doğru kararlar vermek zorunda olduğumuzdan bahsetmiyorum. Elbette hata yapıyoruz. Elbette hak etmediğimiz halde kırılacak ve üzüleceğiz. Hatta yeri gelecek hayattan soğuyacağız. Ama bu birilerine güvenmemize ve sırtımızı yaslayacağımız bir duvar edinmeye engel değil. Zaten hayatın zorluklarına ve engellerine karşı olan savaşlarımızı da bu şekilde daha kolay kazanırız.


Bayram

ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...