saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2021 Perşembe

BENİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLSİN AMA...

 


BENİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLSİN AMA...

Hepimizin diline pelesenk olan kelimelerden biridir saygı.

“Biraz saygılı olur musunuz? Kardeşim saygılı konuş benimle. Bu insanlar ne zaman saygıyı öğrenecek? Saygısızlık yapma terbiyesiz.” gibi cümleleri sürekli işitiriz.

Küçüklüğümüzden beri bizi ‘hayata saygı, canlıya saygı, karşındakine saygı’ sloganlarıyla büyüten ebeveynlerimizin ve öğretmenlerimizin bakış açısının aksine, toplumdaki saygı anlayışı, haklı çıkmak için tartışmalardaki kaçış yolu gibi geliyor bana. Çünkü ne zaman bir anlaşmazlığın içine düşsem karşımdakinin taarruza geçerek “hiç mi saygın yok” sözlerine maruz kalıyorum. Saygı… Bir insanın sahip olması gereken en önemli kişilik özelliklerindendir. 

Hep duymuşuzdur ‘büyüklerimize saygılar, küçüklerimize ise sevgiler’ sözünü. Peki, neden kullanılıyor bu kalıp? Küçüklere saygı gösterilmez mi ya da büyüklere sevgi beslenmez mi? Tabi ki birine hem hürmet gösterebilir hem de ona karşı muhabbet duyabiliriz. Ama buradaki amaç, saygının var olmasıyla sevginin mümkün olabileceğidir. Bir yerde ya da bir ilişkide sevgi, saygıdan sonra gelir. ‘Sevgi beslediğin kişiye saygı gösterilir’ metodu, çıkarcı ve menfaatçi insanların özelliğidir. Oysaki birine karşı göstereceğin saygı o kişiyle karşılıklı sevgi bağlarınızın da kurulmasına olanak sağlayacaktır. Böylece kendinizi çıkar ilişkisinden çok, sağlıklı bir ilişki içerisinde bulursunuz. Bu, her alanda böyledir. Siyasi, dini, kültürel, ikili ilişkiler…

Çoğumuz saygı kavramını özgürlüğün zıddı olarak algılıyoruz. Karşımızdaki şahıs yahut topluluğa saygı gösterince, kendi düşünce özgürlüğümüze set vuruldu zannediyoruz. Dini inancı olmayan biri, inançlı birinin kutsalına çok rahat saldırabiliyor ya da inanan biri dini inanışı olmayan birini acımasızca eleştirip yerebiliyor. Tabi ki hiç kimse bir başkasının düşüncesine katılmak zorunda değil. Fakat bu demek değil ki başkalarının kutsal saydığı ya da benimsediği düşüncelere saldırma hakkımız var. Sen bir siyasi görüşü benimseyebilirsin bu diğer görüşlerin yanlış olduğu ya da onları aşağılama lüksünün olduğu anlamına gelmez. Tek yapmamız gereken tahammül etmek. Bu sayede hem saygı sınırlarımız hem de sevgi balonumuz genişleyecek.

Saygıyı verdiğimiz bir taviz ya da karşıdan beklenilen bir ödül olarak değil de olması gereken olarak kabullendiğimizde hayat daha da güzel olacaktır. Kısacası herkesi ve her şeyi var olduğu şekilde kabullenip hürmet göstererek tahammül etmek hayatı güzelleştirecektir.


Bayram 

 

ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...