NEFRET ETMEK Mİ BAĞIŞLAMAK MI?
Hangimize sorsalar nefret deyince
aklına ne gelir? diye. Şüphesiz bir çoğumuz, sevmediğimiz insanlara ya da
durumlara karşı hissettiğimiz şiddetli bir duygu diyecektir. Evet, sözlük
anlamında da bir kişiye duyulan olumsuz duygu diye tanımlanır. Fakat bir diğer
anlamı da tiksinmektir bu sözcüğün.
Peki biz nelerden ya da kimlerden tiksiniriz? Nefret ettiğimiz şeyleri
yada kişileri bir düşünelim, birçoğu belki de bir zamanlar sevdiğimiz,
hoşlandığımız durumlar ya da insanlardı. Peki sonra ne oldu? Muhtemelen
yaşadığımız olumsuz deneyimler bizi onlardan nefret etmeye itti. Fakat onlardan
nefret ederken onlara karşı hala bir duygu beslediğimizi bilerek nefret edelim.
Çünkü nefret duyguların en olumsuzu olsa da en nihayetinde bir duygudur ve bu
duygu bizim o kişiyi veya durumu unutmamızı, yok saymamızı engeller.
Evet nefret bize zarar veren, içimizi kemiren bir duygudur, evet, zarar
gördüğümüz için bu duyguya kapılmışızdır zaten. Ama bir durup düşünelim, nefret
etmek bize bu duyguyu kazandıran kişinin ne kadar umurunda diye. İşte tam bu
noktada kendimize bir iyilik borçlu oluyoruz . Nefret etmemek, ne olumlu ne de
olumsuz bir duygu beslemek, sadece unutmak. Bunu yapamıyorsak affetmek. Bunu
başarabilirsek inanın ki dünya bize daha çekilebilir bir yer olur.
Olumlu duygular içinde huzurlu olmak dileğiyle...