canlıya şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
canlıya şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2021 Çarşamba

ERKEK VAHŞETİ

 ERKEK VAHŞETİ

Ne acı değil mi? Eskiden şiddet diye nitelendirdiğimiz, erkeklerin kadınlara uyguladığı insan dışı muameleyi günümüzde şiddet kelimesinin karşılamayıp cinayet olarak isim değiştirmesi.  Her sabah ilk iş haberlere bakarken şimdi haberlere bakmaya korkuyoruz. En güzel zevklerimizden biri olan gazeteye bakmak artık bizim(insanlar) için birer kabus oldu. Peki bu güzel zevklerimizi elimizden alan kim? Başkalarının hayatlarını karartanlar kim?

‘’Haksızlığın karşısında susan, dilsiz şeytandır diyen’’ islam büyükleri ve ‘’Sabır taşı olsa çatlardı’’ diyen atalarımız günümüzü ne güzel anlatıyorlar. Bugünlerde bizim için kabus bile olsa her gün baktığımız haberlerde kadınların uğradığı zulmü, erkek vahşetini anlatan bir haber illaki görüyoruz. Ve ne acıdır ki sadece görmekle yetiniyoruz. Bunca olaya, bunca haksızlığa, bunca zulme karşı sadece bakıp, ‘yazık ya’ deyip, üzülmekle yetiniyoruz. Peki neden susuyoruz hala, neden gerçekten caydırıcı önlemler alamıyoruz?

Çünkü;

ü  Sokağa çıkınca herhangi bir kurşunun adresi olmak ne demek bilmiyoruz

ü  Reddettiğimiz zaman tehdit alır mıyım? Endişesi ne demek bilmiyoruz

ü  Aksi fikir savunmasında, sabahlara kadar görülen şiddetin acısını bilmiyoruz

ü   Başkalarının hayatında söz sahibi olmayı kendinde hak görenlerin, hayatı hapse çevirmenin ne demek olduğunu bilmiyoruz

ü   En basitinden empati yapmayı bilmiyoruz…

 

Ve bunları bilmedikçe de sadece izliyoruz, kınıyoruz. Bir şeyleri düzeltmek için harekete geçmiyoruz. Çünkü bilmiyoruz…

Ama bilenler var! Kanı bilenler, üstünlüğü bilenler, hep haklı olmayı bilenler, sürekli konuşmayı bilenler, sözlerini döverek kabul ettirmeyi bilirler… Canavar olmayı bilirken, sevgiyi, merhameti, hoşgörüyü, dinlemeyi ve anlamayı… bilmezler. Çünkü insanlık nedir onu bilmezler.

ü  Sorsan, ‘seviyorum kıskandım’ diyen

ü  Sinirine hakim olabileceği korkuyu görmeyen

ü  Başkalarının hayatına karışma hakkının olmadığını bilmeyen

ü  Tek otoritenin kendi sözünün olduğunu zanneden

ü  Yaptığı tüm iğrençlikleri bir ideolojiye veya dini görüşe bağlayan caniler yüzünden kaç insanın hayatı karardı.

Peki, bu caniler ve yaptıkları vahşetler ne zaman bitecek?

ü  Öncelikle ülkemizde önünü kesecek caydırıcı cezaların olmasıyla. Ülkemizde caydırıcı cezalar olmadığı için, caniler bunları yapmaktan geri durmuyorlar.

ü  Stres ortamının kaybolmasıyla. İnsanların yaşadığı ekonomik zorluklar ve gelecek kaygısından dolayı, sapkınlaşarak çeşitli suçlara başvurabiliyorlar.

ü  Ahlaksızlıkların bitmesiyle. Bir erkek çok kolay ikinci bir seçenek bulabiliyor ilişkilerde. Erkek, ikinci ilişkisindeki engeli, birinci ilişkisi olarak gördükçe ilk sevgilisine ya da eşine karşı şiddet uygulamaya başlıyor.

ü  Erkeğin zaaflardan yararlanmamasıyla. Ülkemizde daha az gelişmiş yerlerde sevmiyorsan boşan kavramı çok fazla olmadığı için, erkek bu zaaftan yararlanıyor iğrenç bir şekilde.

ü  Ve aslında en önemlisi kız ve erkek çocuklarının yetiştirme tarzlarındaki ayırımcı ve ayrıştırıcı tarzın yok olmasıyla. Özellikle ataerlik toplumlarda erkek çocuklarının soylarının devam ettirdiği düşüncesiyle yeri ayrı oluyor. Örnek verecek olursak, oyuncaklarda bile kız çocuklarına bebeklerle oynatılıp ev işleri yaptırmaya ve annelik rolü benimsetilirken erkek çocuklarına ise araba, silah vb. oyuncaklarıyla oynatılıyor. Bu ise onların daha küçükken bilinçaltına gireceği rolü dikte etmek oluyor.

Son olarak şunu bilmeliyiz ki, kadına uygulanan sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddeti önleyebilmenin en temel ve etkili yolu çocuklarımızın kız-erkek fark etmeksizin yetişmesinde canlıya, insana, doğaya ve başkalarının yaşama-hak ve hürriyetlerine saygı göstermesi gerektiğini anlatmak ve öğretmektir. Eğer gerçekten bu hayata dair bir şeyleri değiştirip, hayatı daha güzel hale getirerek insanlığa ve doğaya yaşanılacak bir dünya bırakmak istiyorsak bunu yapmalıyız.


Bayram 

 

ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...