SONUN BAŞLANGICI
Belki
de kurtulmak istediğimiz hayatımıza karşın yeni bir başlangıç ya da sahip
olduğumuz hayatımızı mum gibi aratacak olan yeni bir başlangıçtır. Acı veren ama
acıyı hissetmediğimiz karanlık bir yol olmakla beraber, yolu aydınlatacak ışığı
kendimizin üreteceği daha doğrusu hazırlayacağı bir yol. Ne derin bir uyku ne
de acı bir hastalıktır bu, sadece yeni ve sonsuz olan yepyeni bir hayata ilk
adımdır. İnanan bireyler için yeni bir aleme bir yolculuk iken, inanmayan
bireyler için sonun, son adımıdır.
Ne
güzel olurdu değil mi? Bu aleme ait olduğu halde, yepyeni hayata atacağımız ilk
adımımızda en sevdiğimiz insanlardan birer parça alabilmek. Mesela kokusunu,
mesela gülüşünü, mesela sevgisini, muhabbetini... Ama dedim ya bunlar bu aleme
ait özellikler. Öbür alemde ne bekliyor bizi çok merak ediyorum. Belki de acı,
belki de hüsran, belki de sonsuz bir mutluluk. Korksam mı, korkmasam mı? Karar veremedim.
Bu dünyada yaşamaktan, bencil insanlar arasında yaşamını sürdürmeye
çalışmaktan, egosu doymak bilmeyen, aşağılık komplekslere sahip insanlar
arasında kendine yer bulmaya çalıştığımız; sevgiyi, merhameti beklemenin, adete
taştan su beklemekten daha zor olduğunu düşündüğüm bu dünyadan gitmekten neden
korkmalıyım ki?
Kelimelerin anlamını yitirdiği, bir çiçeğin güzelliği artık bir şey ifade
etmediği, muhabbet etmeyen insanların bağrışmalarının, seslenmelerinin
duyulmadığı o ilk adım. Hayatta yaşanan onca şeyden sonra bize kalan tek gerçek.
Mutsuz son.
Tüm bu
gerçeklere rağmen hayat yaşanılması gerektiği kadar güzel. Hayatımızı güzelleştiren
insanlar ve olaylarla karşılaşmak dileğiyle.
Mutlu sonlarımız
olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?