gerçek acılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gerçek acılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2021 Cuma

ÜRETİLEN ACILAR

ÜRETİLEN ACILAR


Şöyle bir oturup düşündüğümüzde hepimiz en ufak bir haksız tepkide ya da azarlanmada kendimizi değersiz hissettiğimiz hatta daha ötesi kendimize zarar vermeyi düşündüğümüz zamanlar illaki olmuştur. Kim bilir belki de bu olgunlukta olmamız ve bu kişilikte olmamızda acılarımızın da payı vardır. Peki, hayatımıza bu derece yön veren ve hayatımızda bu kadar etkisi olan acılarımız ne kadar gerçek?

Acı… Ne kadar çabalarsan çabala, biliyorum ki yazıya dökemeyeceğin duygulardan biri. Öyle derin ve sessiz acılar var ki; ne kadar aktarmaya çalışsan da aktaramayacağın, sindirmeye çalışsan da sindiremeyeceğin, adeta benliğini sızlatırcasına kişiliğinde büyük hak sahibi olurlar. Bu acılardan bazıları seni olgunlaştıracak merak etme. Ama bir acı türü de var ki, onlar kuruntularından doğarlar. Deyim yerindeyse bunlar üretilen acılardır. Bu türe yakalanan insanlar acıdan beslenmenin vücut bulmuş halidir. Bu acıyı, insana hiçbir faydası olmayan, kişiyi yalnızca depresyona iterek kendi kendini bitirme durumu olarak tanımlayabiliriz. Bu bir süre sonra alışkanlık haline gelir. Hâl böyle olunca dostlarımızdan ve çevremizden en ufak bir dert dinleyemeyip hemen kendi derdimizi anlatma eğilimi gösteririz. Karşımızdakilerin dertlerini dinlesek bile onların sorununa bir çözüm üretmek yerine hemen kendi üretilen acılarımızdan örnekler vermeye başlarız. Karşımızdakine ne bir çözüm ne de bir yardım sunabiliriz. Hatta öyle bu durum bir hâl alır ki işin sonu demagojiye kadar gider. 

İnsan neden acı üretir ki? Kendisine ait bir dünyası olmayanlar ya da dünyası için herhangi bir mücadele verip başarı sağlayamayan insanların başardığı tek alan huzursuzluktan beslenmek diyebiliriz. Her taraftan dökülen ama bir türlü bunu kabul edip de toparlanma eğilimi göstermeyen insanların, yapay acılarla kendini zaten o halde olduklarını kabul etme ve kabul ettirme çabası içerisinde olmaları gerçek acıyı ne kadar karşılar ki? Acıları gerçek olmasa da, içinde oldukları durum gerçektir. Böyle bir insan olmayı istemeyiz değil mi? Ama ne yazık ki bir diğer gerçek acı ise, çoğumuzda böyle bir durumun olmasıdır.

Değişen dünya şartlarında hepimiz inceden inceye bencilliğe doğru ilk adımımızı atıyoruz, farkında bile olmadan. Bu durum her ne kadar başta çok masum gözükse de, her attığımız adımda durumun önemi daha fazla artmakta. Ve biz bunun farkında değiliz. 

Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, ne üretilen acıların, ne de bencilce tavırların ne hayatımıza ne de kişiliğimize en ufak olumlu bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda yapacağımız tek şey, bu iki durumdan uzaklaşmak olmalıdır. Eğer bunu başarabilirsek hayatın anlamı ve yaşamın güzelliğinin farkında olarak ömrümüzde mesafeler katetmiş olacağız. 

Ömrümüzde ne gerçek ne de üretilen acıların olmaması ümidiyle.

Bayram 

 


ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...