ERKEK VAHŞETİ
Ne acı değil mi? Eskiden
şiddet diye nitelendirdiğimiz, erkeklerin kadınlara uyguladığı insan dışı
muameleyi günümüzde şiddet kelimesinin karşılamayıp cinayet olarak isim
değiştirmesi. Her sabah ilk iş haberlere
bakarken şimdi haberlere bakmaya korkuyoruz. En güzel zevklerimizden biri olan
gazeteye bakmak artık bizim(insanlar) için birer kabus oldu. Peki bu güzel
zevklerimizi elimizden alan kim? Başkalarının hayatlarını karartanlar kim?
‘’Haksızlığın karşısında
susan, dilsiz şeytandır diyen’’ islam büyükleri ve ‘’Sabır taşı olsa çatlardı’’
diyen atalarımız günümüzü ne güzel anlatıyorlar. Bugünlerde bizim için kabus
bile olsa her gün baktığımız haberlerde kadınların uğradığı zulmü, erkek
vahşetini anlatan bir haber illaki görüyoruz. Ve ne acıdır ki sadece görmekle
yetiniyoruz. Bunca olaya, bunca haksızlığa, bunca zulme karşı sadece bakıp,
‘yazık ya’ deyip, üzülmekle yetiniyoruz. Peki neden susuyoruz hala, neden
gerçekten caydırıcı önlemler alamıyoruz?
Çünkü;
ü Sokağa çıkınca herhangi bir kurşunun adresi olmak ne
demek bilmiyoruz
ü Reddettiğimiz zaman tehdit alır mıyım? Endişesi ne
demek bilmiyoruz
ü Aksi fikir savunmasında, sabahlara kadar görülen
şiddetin acısını bilmiyoruz
ü Başkalarının
hayatında söz sahibi olmayı kendinde hak görenlerin, hayatı hapse çevirmenin ne demek olduğunu bilmiyoruz
ü En basitinden
empati yapmayı bilmiyoruz…
Ve bunları bilmedikçe de
sadece izliyoruz, kınıyoruz. Bir şeyleri düzeltmek için harekete geçmiyoruz.
Çünkü bilmiyoruz…
Ama bilenler var! Kanı
bilenler, üstünlüğü bilenler, hep haklı olmayı bilenler, sürekli konuşmayı
bilenler, sözlerini döverek kabul ettirmeyi bilirler… Canavar olmayı bilirken,
sevgiyi, merhameti, hoşgörüyü, dinlemeyi ve anlamayı… bilmezler. Çünkü insanlık
nedir onu bilmezler.
ü Sorsan, ‘seviyorum
kıskandım’ diyen
ü Sinirine hakim olabileceği korkuyu görmeyen
ü Başkalarının hayatına karışma hakkının olmadığını
bilmeyen
ü Tek otoritenin kendi sözünün olduğunu zanneden
ü Yaptığı tüm iğrençlikleri bir ideolojiye veya dini
görüşe bağlayan caniler yüzünden kaç insanın hayatı karardı.
Peki, bu caniler ve
yaptıkları vahşetler ne zaman bitecek?
ü Öncelikle ülkemizde önünü kesecek caydırıcı cezaların
olmasıyla. Ülkemizde caydırıcı cezalar olmadığı için, caniler bunları yapmaktan
geri durmuyorlar.
ü Stres ortamının kaybolmasıyla. İnsanların yaşadığı
ekonomik zorluklar ve gelecek kaygısından dolayı, sapkınlaşarak çeşitli suçlara
başvurabiliyorlar.
ü Ahlaksızlıkların bitmesiyle. Bir erkek çok kolay
ikinci bir seçenek bulabiliyor ilişkilerde. Erkek, ikinci ilişkisindeki engeli,
birinci ilişkisi olarak gördükçe ilk sevgilisine ya da eşine karşı şiddet
uygulamaya başlıyor.
ü Erkeğin zaaflardan yararlanmamasıyla. Ülkemizde daha
az gelişmiş yerlerde sevmiyorsan boşan kavramı çok fazla olmadığı için, erkek
bu zaaftan yararlanıyor iğrenç bir şekilde.
ü Ve aslında en önemlisi kız ve erkek çocuklarının
yetiştirme tarzlarındaki ayırımcı ve ayrıştırıcı tarzın yok olmasıyla.
Özellikle ataerlik toplumlarda erkek çocuklarının soylarının devam ettirdiği
düşüncesiyle yeri ayrı oluyor. Örnek verecek olursak, oyuncaklarda bile kız
çocuklarına bebeklerle oynatılıp ev işleri yaptırmaya ve annelik rolü
benimsetilirken erkek çocuklarına ise araba, silah vb. oyuncaklarıyla
oynatılıyor. Bu ise onların daha küçükken bilinçaltına gireceği rolü dikte
etmek oluyor.
Son olarak şunu
bilmeliyiz ki, kadına uygulanan sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddeti
önleyebilmenin en temel ve etkili yolu çocuklarımızın kız-erkek fark etmeksizin
yetişmesinde canlıya, insana, doğaya ve başkalarının yaşama-hak ve
hürriyetlerine saygı göstermesi gerektiğini anlatmak ve öğretmektir. Eğer
gerçekten bu hayata dair bir şeyleri değiştirip, hayatı daha güzel hale
getirerek insanlığa ve doğaya yaşanılacak bir dünya bırakmak istiyorsak bunu
yapmalıyız.
Bayram
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?