NEYDİ ZENGİNLİK?
Neydi
zenginlik?
Maddi
anlamda sıkıntı yaşamayıp, gönlümüzden geçeni yaşamamız diyebilir miyiz mesela?
Ne de olsa zenginlik paranın ve malın miktarına göre ölçülüyor. Bir bakıma
sahip olduklarımızın fazla, ihtiyaç duyduklarımızın az olması da zenginliğin
harcanma şeklini gösteriyor sanırım. Küçüklüğümüzden beri bize empoze edilen bu
algı yüzünden yıllarca didinip durduk. Ne için? Zengin statüsüne girmek için.
Toplum tarafından kabul görmek, hoş görülmek, her yerde itibar görmek için.
Peki, ne kadar maddi kazanca sahip olunca zengin sayılırız? Sahip oldukça daha
çok parası olana göre yine fakir olmayacak mıyım? “Bir çıtası olsa da o çıtayı
aşsam ve kendimi artık zengin hissetsem” dediğimiz bu günlerde zenginliğin zihinsel
eşiği nedir?
“Zenginlik
için zihinsel eşik nedir?” diye bana sorarsanız, hiç duraksamadan, “Elimizdekinin
farkında olup onun kıymet bilmek ve sahip olduklarımızdan memnun olarak mutlu
olmak” derim. Asıl zenginlik şükretmektir. Ne kadar malın olursa olsun onu
değerlendirip memnun olmazsan zengin değilsindir.
Gerek
toplumun yaklaşımı gerekse kendi kalıplarımız yüzünden görünmez ekonomik sınıflar
oluşturuyoruz ve bu baskılama sebebiyle sahip olduğumuz şeylere karşı nankörlük
ediyoruz. Peki, benim durumum ne? Benden daha kötü durumda olanlar için zengin,
daha iyi durumda olanlar için fakirim. Elimdekinin farkına varmadıkça ben hep
fakirim ve üst basamak benim için her zaman daha zengindir. Bu her alanda
böyledir. Kısacası, “Zenginlik nedir?” sorusuna cevaben “Farkında olmak” diyebiliriz.
Farkında
olmak… Davranışta, karakterde, insan ilişkilerinde kısacası her alanda
farkındalığın yüksek olması gerekir. Ben bakar kör biriysem ve çevremdeki
insanların sevgisini göremiyorsam, bu sevgiyi hissetmiyorsam, evet, ben fakirim.
Arkadaş fakiriyim, aile fakiriyim, iletişim fakiriyim. Biz bize sevgi vereni,
emek edeni bırakırsak bu bizim bulunduğumuz durumdan şikâyetçi olduğumuzu ve
daha iyisini, daha iyilerini istediğimizi gösterir. Ve bu durum, bizim için
birer zenginlik kaynağı olan insanların farkına varmamızı engeller. İnsanoğlu
ancak dibi görünce asıl değer vermesi gerekenlerin kıymetini bilir. Dibi görmek
fakirliği, dipteyken hazinenin farkına varmak ise zenginliğe kavuşmayı gösterir.
Kısacası zenginlik fakirlik zannedilen halden başlar.
Aslında
herkes zengindir. Ancak zenginliğinin farkında değildir. Şükretmek, tamah etmek,
kıymet bilmek, değer vermek, sevmek ve sevilmek en önemlisi de sağlıklı birey
olmak en büyük zenginliklerdendir. Zenginliklerimizin farkında olarak hayatımızı
ve kendimizi severek huzurla yaşamamız dileğiyle.
Bayram


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?