BEN BAŞARMAK İSTEMİYORUM
Her zaman düşünmüşümdür.
İnsanoğlu en çok hangi konuda kendini doyurmak ister diye. Öyle bir nokta ki;
çözümü bulunamayan ve bu noktayı halledince hayatın daha da güzel olduğunu düşündüren.
Yaşamımızın her anında ve alanında doğru hareketi doğru yerde yapıp şans tarafından
da yerle bir edilmeyince vardığımız, egonun tatmin ve haz doyumunun sonucudur.
O noktaya varınca bize mutluluk getireceğini düşünmüşüzdür hep. Bazen kendimizi
topluma kabul ettirebilmek bazen ise yaşadığımız sosyal çevre tarafından kabul
görmek için çoğu zaman nihai çabalarımızın gereksizliğiyle yüzleşerek, bazen ise
kendimizi inandırdığımız bir hayalin, güzel tarafının avuntularıyla
bütünleşerek hazzını almayı umduğumuz nokta.
Her başarılı olma arzumuz
aslında özgür bireyler olmadığımızın bir kanıtı değil midir? Özgür bir bireyin,
bir şeyleri başararak kendini kabul ettirebilme ihtiyacı olmaz. Sürekli
başarılı olmayı, başarılı bir hayat sürmeyi arzulayan birey, aslında kendi
içinde tutsak olduğu egosuna ve sürekli kendini kabul ettirmeye çalıştığı
topluma ‘bak ben böyleyim, bu makama
geldim, bunu ben yaptım’ diyerek bir gövde gösterisiyle egosuna, sosyal
çevresine karşı ve yine egosuyla haz doyumuna gitmesidir. Başarıyı bir tatmin
etme duygusu olarak algılarsak bu bizi köleliğe, hedef olarak algılarsak bu da
bizi mutluluğa götüreceği gibi, kendimize ait ve kendimize has, hem kendimizle
barışık hem de dünya ile barışık, gerçekçi eserler ve kalıcı başarılar
bırakmamızı sağlar.
Her elde ettiğimiz başarılarımız bizi haz doyumsuzluğuna götürmemeli. Tadına vardığımız başarılarımız bizi kendine bağımlı hale getirip, tekrar tekrar başarılı olmak için hedeflerimizin çıtasını yükseklere çıkartıp bu yolculuğun sonunda bizi mutsuz etmemeli. Unutmayın elde ettiğimiz başarılarımız bizi başarılı olmaya programlandırılmış bireyler haline getirmemeli. Programlandırılmış her şey en ufak bir arızada bozulacağı gibi, başarıya programlandırılmış her birey de en ufak bir başarısızlık ta yıkılacaktır.
Bayram
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?