BEN KAHRAMAN MIYIM?
Hepimiz
hayatta bir şeyler başarmak isteriz. İçinde yaşadığımız dünyada kendimizi bulmak
ve kendi hikâyemizi yazmak için çaba sarf ederiz. Bir roman okurken ya da bir
film izlerken kendimizi başkarakterin yerine koyup, olay örgüsünü kendi
üzerimizden düşünür ve yaşarız. Çevremizin ilgi odağı olmak ve insanlardan
olumlu dönütler almak isteriz. Peki, neden tüm bunlara ihtiyaç duyarız?
Cevabı
çok basit aslında. Tek sebebi kendi hayat hikâyemizin başkahramanı olmadığımızdır.
Hayatımıza odaklanamadığımız için başkalarının hayatına özeniriz. Yaşadığımız
ve yaşayacağımız hikâyemizde kendi isteklerimizden çok, başkalarının bizimle ilgili istekleri
doğrultusunda yön veririz hayatımıza. Bizden başka var olan tüm hikâyelerin ve
kahramanların amacı bizim hikâyemizi doldurmak iken hikâyemizin merkezine
onları koyarız. Böyle yaptıkça kendimizden uzaklaşırız. Kendimizden
uzaklaştığımız her an sevgiyi içimizde değil, başka kaynaklarda ararız ve bu
durumda kendisine güvenmeyen bireyler haline geliriz. Kendimizi bir hiç gibi
hisseder, hayatımızın herhangi bir döneminde çıkmaza girdiğimizde hemen bir
kurtarıcı ararız. Bu durumda da ne kendi hikâyemizin başkahramanı ne de
çevremizdeki hikâyelerin ilgi odağı olduğu bir kahraman oluruz. Biz nasıl kendi
hikâyemizi yazar ve kendi hikâyemizin başkahramanı olabiliriz bir bakalım.
ü 1-Öncelikle
herhangi bir sorunla karşılaştığımızda bir kurtarıcı aramak yerine, sorunumuzu
kendimiz çözmeye çalışmalıyız. Bu da ancak kendimize güvenerek ve kendi
benliğimizi, yeteneklerimizi, gücümüzü tanıyarak olur. Tabi ki sorunların
üstesinden hemen gelemeyebiliriz. Ama kendimizi tanıdıkça inanın, sorunlar her
geçen gün azalacaktır.
ü 2-Hayatımıza
sahip çıkmamızın yollarından biri de bilgiyle olur. Bilgiyi nasıl toplamamız
gerektiğini bilmeliyiz. Bu hususta devasa hazinelerimiz olmalı. Öyle bir hale
gelmeliyiz ki her bilginin doğrusunu bilmek zorunda hissetmeliyiz kendimizi.
Çünkü öğrenmek ve bilmek, belki de hiç göremeyeceğimiz yerleri görüp hiç tanışamayacağımız
insanları tanıyarak bize rehberlik etmesini sağlayacaktır. Bilgi depomuz ne
kadar dolu olursa o kadar çok kendimize güvenir, güvendikçe de kahraman gibi
davranmaya başlarız.
ü 3-Tüm
bunların yanında azim de gereklidir. Problemleri çözmede belki de en etkili
silah azimdir. Ampulün bulunma hadisesini birçok kez dinlemişizdir. Defaatle
süren denemeler sonucu elektrikli ampulden ışık elde edilmiş ve toplum
aydınlatılmıştır. Azim, insanı başarıya
ulaştıran kıymetli bir anahtardır. Biz de kendi hayatımızı yaşamak istiyorsak
problem çözücü olacağız. Azmedip başaranlar kendi hayat hikâyesinin
başkahramanı oldular. Sıra bizde.
Sonuç
olarak hayatta her türlü zorlukla karşılaşacağız. Belki sayısız hata yapacağız.
Yaptığımız her hatadan bir ders çıkarttığımız sürece hata yapmanın çok da kötü
olmadığını görmüş olacağız. Hatam yok diyenler hayatı bir köşeden izleyip
hiçbir şey yapmayanlardır. İstersen figüran ol ama hayat perdesindeki yerini
al. Seyirci değil, oyuncu olma vakti…
Bayram
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?