9 Kasım 2020 Pazartesi

HER ŞEYE RAĞMEN UMUT

 

HER ŞEYE RAĞMEN UMUT

 

Çırak ustasına sorar, Umut nedir diye?

Usta, çırağına dönerek, bir gün usta olma hedefin bir umuttur diye cevapladı.

Bir kelime! Kimi zaman beklentilerimiz karşılığında sarıldığımız, kimi zaman ise olmasını istediğimiz hedeflerimiz için sığındığımız liman olan o kelime UMUT.

Kelime anlamı: Bir şeyin gerçekleşmesi ihtimalinin verdiği ferahlatıcı duygu, ummaktan doğan ferahlık, ümit. Olan umut. Umut çırpınmadır bazen. Tek başına ıssız bir yerde beklemektir bazen. Kimsenin ulaşamayacağı, göremeyeceği, sınırlarını aşamayacağı ve hedeflediğin, hayal ettiğin, gerçekleşmesini istediğin şey, ister mümkün gözüksün ister imkansız olarak gözüksün, ister yakın olsun, ister uzak olsun, hatta olması mümkün olmayacak derecede belirsiz bile olsa yine de bu uğurda uzaklara dalarken bulursun kendini. Hayallerinin vardığı, kulağının işittiği, kalbinin hissettiği, gözünün gördüğü kadar uzağa bakar, haberin nereden geleceğini anlamaya çalışırsın.

İnsan, ne yaşarsa yaşasın, hangi zorluklarla boğuşursa boğuşsun, her şartta güvendiği en sağlam limandır umut. Franki, umudu ‘’ İyi olma duygusu veren ve kişiyi harekete geçirmek için güdüleyen bir özellik” olarak tanımlar. Göreceğiz umut ettikçe iyi olacağız, iyi oldukça hayallerimize daha çok sarılacağız, hayallerimize sarıldıkça da çabalayacağız, çabalayınca bir şeylerin olduğunu fark edeceğiz.

Bazen, sanki her şey çok kötü ve hiç bitmeyecek bir rüya gibi gelebilir bize. Acaba bu bir kâbus mu? Uyanınca hepsi geçecek mi, istediğim hayatı yaşayacak mıyım diye düşündüğümüz ve sorguladığımız oluyordur mutlaka. Süreç uzadıkça, hayallerimize kavuşamadıkça, istediğimiz hayatı yaşayamayınca elimizden bir şeyin gelmediğini fark ederiz. Tam bu sırada umut bizim için herhangi bir kelime olmaktan öteye geçmez. Ama yine de gelecek planlarımızla ilgili umut etmekten de vazgeçemeyiz, çünkü umut tamamıyla gelecek ile ilgilidir. Ne kadar çok umut edersek gelecekle ilgili o kadar yaşama sevincimiz artar. Düşünsenize gelecek hayatımızla ilgili hiçbir umudumuzun olmadığını, hiçbir beklentimizin olmadığını. Hayat ne kadar da sıkıcı olur, içinden çıkılmaz bir hal alacağını siz de benim gibi düşünmüşsünüzdür şimdi. Öyle ise her daim umut etmeliyiz.

 

Biz umutlu bireyler olarak, karşılaştığımız her zorluğun üstesinden gelebilecek bir güce sahibiz. Bizim umudumuz her koşulda ‘ben bu işin üstesinden gelebilirim’ demeye yeter. Ve inanın bu gücü kendimizde hissettiğimiz zaman yapamayacağımız hiçbir şey yoktur. Göreceğiz ki her bir hedefimiz gerçekleştiğinde daha çok umut sahibi olacağız. Şuan belki istediğimiz hayata sahip değilizdir ama istediğimiz hayat için ne yaptık, hangi fedakarlıklarda bulunduk diye sorduk mu hiç kendimize? Evet umut bazen çok sevdiğimiz, ve sahip olduğumuz bir özelliğimizden ve yaşantımızdan vazgeçmektir. Tıpkı çırağın usta olmak için yıllarca çalışıp birçok hayat zevkinden vazgeçmesi gibi.

Hedeflerine, hayallerine giden yollar dikenlerle döşenmiş olsa da, Her üzüldüğünde umutla baktığın mavi gökyüzünü kara bulutların kapladığını görsen de sen, hayatına ışık saçacak olan  güneşin tekrardan doğup parlayacağından umudunu kesme. Çünkü senin bitmeyecek olan büyük bir gücün var ve sen o gücünü her kullandığında daha da büyüyecek, hayata daha çok sarılacak ve gayret edeceksin.  İbn-i Arabi’nin de dediği gibi ‘’Kader gayrete aşıktır’’

 

Her daim umutla kalın...


Bayram 


 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Peki, senin düşüncen ne?

ACIMAK MI, ACI DUYMAK MI?

                                      Acı duymak mı, yoksa acımak mı?  İnsan, kendini ne zaman rahat hisseder? Şahit olduğu bir olay karşısı...