ACISIYLA AŞK
Hayatımızın en güzel
yaşındayızdır. Hayata dair güzel hayallerimiz ve güzel hedeflerimiz vardır.
Kendimize bir yol çizmiş kendimizi o güzel hedeflerimiz için motive ediyoruzdur.
Bu hedefler kimi zaman iyi bir iş, kimi zaman iyi bir yaşam tarzı, kimi zaman
ise iyi bir ekonomi ve çevredir. Ama hesaplamamızda olmayan bir konu vardır ki,
bizim irademiz dışında, isteklerimiz ve hayallerimiz dışında gerçekleşir. Ve
bunun planımızda hiç yeri yoktur ama planlarımıza dahil etmekten de geri
duramayız, daha doğrusu dahil etmek zorunda kalırız.
o
Bazen hayatımızın en güzel anlarını
yaşayacak, bazen de pişmanlıklarla dolu bir hayat yaşamamıza sebep olacak o
duygu ile tanışma vaktimizin geldiğini anlarız. Dünyanın en karmaşık, en zor
ama en yüce duygusu olan ve hissetmeye başladığımız anda size mutluluklar
hissettirecek olan Aşk ile tanışmışızdır. Madalyonun iki yüzü olduğu gibi
Aşk’ın da iki yüzünün olduğunu unutmamak gerek. Goethe’nin dediği gibi:
‘’Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün
kılar.’’ Dediği iyi yüzü, ve Mevlana’nın da dediği gibi: ‘’Aşk;
topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır; ya canın acıya acıya adım
atacaksın, ya da canını acıta acıta adım atacaksın.’’ dediği iyi olmayan
yüzünü unutmamamız lazım. Bu yeni duygu artık bizin de hayatımızdadır
istesek te istemesek te. Ki zaten isteyeceğizdir. Her ne kadar çoğu zaman bize
acı verecek olsa da bazen de hayatımızın en güzel zamanlarını yaşayacağız o
duygu ile.
o
Daha önce kimseye
karşı böyle hissetmemişizdir. Tüm egomuzu bir kenara koyarak, gerektiğinde
benliğimizden de vazgeçerek duygularımızı açmışızdır. Tam bu andan itibaren
önümüzde iki yol vardır; ya duygularımıza karşılık gelecek, ya da tam tersi
olacak. Bizim iki ihtimale de hazırlıklı olmamız gerekecek. O kadar güzel yaşarız ki duygularımızı; İçimizdeki
sevgi, içimizdeki tarifi olmayan duygular hiç bitmez, hiç tükenmez sanırız. Bu
duyguların güzelliğine öyle kapılırız ki hayatımızın sonuna kadar böyle devam
edecek sanırız. Tüm zorluklar tam da şimdi böyle başlayacak. Duygularımıza
karşılık gelmeyecektir hatta ve hatta selamına dahi uzak kalarak, hasret
kalarak yokluğunu o kadar uzun süre tadarız ki, hasretiyle yana yana o
duyguların hepsi azalır, tükenir içimizde. Öyle acılar çekmişizdir ki; gelir
diye bir umut beslemeyiz artık. En son düşüneceğimiz ihtimali yani vazgeçmeyi,
biz de istemeyiz ama onun sayesinde vazgeçeriz. Ve vazgeçtikten sonra türküde
de dediği gibi ''Düze indi şimdi gönlüm'' deriz..
Ama şunu
unutmamamız gerekir ki, kimse duygularımıza karşılık vermek zorunda değildir.
Kimse bizi sevmedi, duygularımıza karşılık vermedi diye kötü değildir.
Duygularımız bizi bencil olmaya götürmemeli. Unutmamalıyız ki; Aşk, benliğimizi
yok etmektir. Sevdiğimiz kişiye her daim en güzel duygularımızla bakmaktır. Ve
vazgeçilmesi gerektiği yerde de vazgeçmeyi bilmektir.
Bayram
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?