MERHAMET
Bir
duygu düşünelim, eksikliğinin acımasızlığa, fazlasının ise zayıflığa götürdüğü
bir duygu. Birbirimizi anlayamadığımız, anlamakta güçlük çektiğimiz, bizi
anlamayan değil de anlayan insanlara denk gelince şaşırdığımız bu günlerde,
iletişimsizlik hastalığına reçete olarak yazılacak duygudur merhamet.
Kitaplardan okunarak kazanılmayan, her insanın kalbinde bulunan hazineyi ortaya
çıkararak elde edebileceği merhamet, kalbimizde adeta bir çiçek misali açtığında
etrafımıza sevgi ve huzur saçarak, kendimizle birlikte etrafımızdaki herkesi
mutlu etmemizi sağlar.
Her
insanın içindeki kötülük iktidarını döve döve dizginlemeye çalıştığı ve vicdan
aynasından kendisine bakmaktan korkmamasını sağlayan merhamet, bize acımayı
değil acıtmamayı öğretir. Suyun taşı yumuşattığı gibi, kararmış kalplerimizi
yumuşatarak gönlümüzü tüm dünyayı şefkatle kucaklayan bir sevgi deryasına
dönüştürerek bize dünyanın merhamet sahibi insanlar olunca nasıl da daha
yaşanılacak bir yer olduğunu gösterir. Bu da merhamet sahibi olunca hem
kendimize hem de etrafımıza yaşanılacak bir ortam sağladığımızı gösteriyor.
Sürekli
söylediğimiz gibi, insan olmanın en temel duygusu olan merhamet, insanca yaşama
sanatının adıdır aslında. Nasıl ki bir ressam bir müzisyen sahip olduğu yetenek
sayesinde güzel eserler ortaya çıkarıyor ise içinde, insana ve doğaya dair
sevgi besleyip insanca yaşama arzusu içinde olan herkes insanca yaşama sanatı
olan merhamet eseri ile dünyayı tanıştırmalıdır. Böylece insanlar yalnızca
kendini koruyarak ve sadece kendi iyiliğini düşünerek değil, etrafındaki
herkesi koruyup onların iyiliğini düşünmenin önemini anlamış olur.
Unutmayalım
ki, bu sanatı sadece kalbinde bu duyguyu taşıyanlar icra edebilir. Ne mutlu kalbinde
merhamet besleyip bu sanatı icra edenlere.
Bayram
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Peki, senin düşüncen ne?